“Önce İzin Ver, Sonra Cezalandır: Ticaretin ‘Kusurlu’ Döngüsü”
Devlet işin kolayını buldu, önce kanunsuzluğa izin veriyor sonra radara girenlere ceza yazıyor. Regülasyonları baştan belirlemediğiniz sistemin sonucunda sürekli zarar gören halk oluyor.
Bu arada geçenlerde bir sosyal medya fenomeninin X hesabından yayınladığı haber yüzünden İstoç’ ta bir hafta ciddi denetim yapılmıştı. Şimdi maliye esnafı teker teker çağırıp matrah düzeltmeleri için çağrıda bulunuyormuş.
İstoç’ ta ticaret yapanların büyük çoğunluğu Çin’ den mal ithal edip piyasaya mal satıyor. Yerli üretim yapan ve satan firma sayısı toplamda yaklaşık %20 civarı. Dolayısı ile Çin’ e karşı ticaret açığımız her dakika artarak devam ediyor.
Ancak pandemi döneminde yaşanan krizde ithalatın yapılamamasından dolayı yerli üreticilerin insafsızca yüksek fiyat çekip firmaları zora sokması hatta batma derecesine getirmesi de göz ardı edilmemesi gereken bir gerçek.
Bunları devletin bilmemesinin imkanı yok ama hala yeteri kadar önlem almayıp “ceza” üzerinden sistem kurmaya çalışması da bana göre insafsızlık.
Şuan yapay zeka destekli bir sürü sistemin çalıştığını ve kayıp kaçak yakalamada ne kadar başarılı olduklarının reklamını yapıyorlar.
Sistemi doğru yapılandırmayı ikinci plana atmışlar. Her bakan değiştiğinde faklı sistemler hayata geçirip ne kadar iyi çıkardıklarını anlatıp bunun PR ını yapıyorlar.
Türkiye’ de ticaret yapan insanların gönül rahatlığıyla vergimi kuruşu kuruşuna ödüyorum, vergi kaçırmaya tenezzül etmiyorum dediği günler ne zaman gelecek acaba? Bir umut işte.
Gerçek suçluları bulup bedel ödetmek devletin görevi, onlar bedel ödemediği sürece bedel ödeyen hep çileli esnaf, tüccar ve halk oluyor.
